Merhabalar arkadaşlar uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım biraz arayı açtık sanırım hemen açığı kapatalım.Araya bayram girince istemeden bu kadar ayrı düştük halbuki bayramlar insanların bir araya geldiği en sık zamanlar olmasına rağmen biz tam tersine on gündür görüşemez olduk bu arada herkesin geçmiş bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim.
Şimdi size bu yazımda nelerden bahsedeceğim ona geliyorum geçen hafta cumartesi günü Türk Dili dersi için yapmamız gereken bir ödev vardı ödevimizde bir foto romandı bununla ilgili resimler çekmek üzere AHMET ÜMİT in İSTANBUL HATIRASI isimli romanından uyarlama yapmak için Eminönü vapur iskelesinde buluştuk Nihan ablayla sabah 9.30 da aslında bölümümüzden Ekrem arkadaşımızda gelecekti ancak ekti bizi sanırım uykusuna yenik düştü DEVAMINI OKU »
Başkalarının size hayran olmasına bağımlı olmayın.Bunda hiçbir güç yoktur.Kişisel erdeminiz dışsal bir kaynaktan çıkartılamaz.Kişisel erdeminiz kişisel arkadaşlarınızda bulunmaz ,başka insanların size gösterdiği saygıda bulunmaz.Öteki insanlar,sizi sevenler bile,sizin fikirlerinizle uyuşmazlar,sizi anlamazlar ya da sizin coşkunuzu paylaşmazlar.Bu bir yaşam olgusudur.
Artık büyüyün!
Başka insanların sizinle ilgili ne düşündüklerinden size ne !
Kişisel erdeme,mükemmel insanlarla arkadaşlık ederek ulaşamassınız.Kişisel erdeminizi yaratmak için kendi emeğinizi harcamalısınız.Bunu şimdi yapın,elinizden gelenin en iyisini yapın ve kimin sizi gözetlediği ile ilgilenmeyin.
Başkalarından saygı ya da hayranlık beklemeden kendi yararlı işinizi yapın.Başkalarından beklediğiniz hiçbir şey,kendi yaratacağınız erdem kadar değerli değildir.
DEVAMINI OKU »
Mimarlıkta yapısal analiz olarak da adlandırılan dekonstrüktivizm, 1980’lerin sonlarında başlayan postmodern
mimarinin gelişimdir. Yapı bozumu fikirlerine göre tanımlanır, yapıların yüzeylerine veya cephelerine, mimarinin bazı elemanlarını yamultmaya ve kaydırmaya hizmet eden yapı ve mahfaza gibi düz çizgili olmayan şekilleri kurgulama fikirlerine ilgidir. Binaların pek çok dekonstrüktivist “stilleri” sergileyen bitmiş görsel görünümleri uyarıcı kararsızlık ve kontrollü kaos ile tanımlanır.
Dekonstrüktivizm hareketi tarihindeki önemli olaylar 1982 Parc de la Vilette mimarı tasarım yarışması (özellikle Jacques Derrida ve Peter Eisenman [1] ‘in girişleri ve Bernard Tschumi’nin kazanan girişi), Modern Sanat Müzesinin, Philip Johnson ve Mark Wigley tarafından 1988’de düzenlenen New York Dekonstrüktivist Mimarı sergisi ve Kolombiya’daki Wexner Sanat Merkezi’nin 1989’da Peter Eisenman tarafından tasarlanan açılışıdır. New York sergisi Frank Gehry, Daniel Libeskind, Rem Koolhaas, Peter Eisenman, Zaha Hadid, Coop Himmelb(l)au ve Bernard Tschumi tarafından yapılan çalışmaları gösterdi. Sergiden beri, dekonstrüktivizmle ilgilenmiş mimarların pek çoğu kendilerini terimden uzaklaştırdılar. Bununlar birlikte terim çaresiz kalmış ve şimdi, bilfiil, güncel mimaride genel trendi kabul etmeye başlamıştır.
Orijinal olarak, Dekonstrüktivistler olaran tanınan bazı mimarlar Fransız filozof Jacques Derrida’nın fikirlerinden etkilenmişlerdir. Eisenman, Derrida ile kişisel bir ilişki geliştirdi; fakat onun mimari tasarıma bu yaklaşımı Dekonstrüktivist olmasından çok önce geliştirilmiştir. Ona göre Dekonstrüktivizm radikal şekilciliğe ilgisinin bir uzantısı olarak ele alınmalıdır. Dekonstrüktivizmin bazı uygulayıcıları Rus yapılandırmacılığının geometrik dengesizlikleri ve biçimsel deneylerinden de etkilenmişlerdir. Dekonstrüktivizmde 20. Yüzyıl hareketlerine ek referanslar bulunmaktadır: modernizm/postmodernizm karşılıklı etkileşimi, dışavurumculuk, kübizm, minimalizm ve güncel sanat. Dekonstrüktivizm genelinde çaba mimariyi uygulamacılarının “biçim işlevi takip eder,” “biçimin saflığı,” ve “malzemelere sadakat” gibi daraltıcı modernizm “kuralları” olarak gördüğünden uzağa taşımaktır.
DEVAMINI OKU »





