Bir aylık aranın ardından blogla ilgilenmek sizlerle bir şeyler paylaşmak güzel olacak. Son bir aydır okulun da sonuna yaklaşmamız sebebiyle aldığımız bir takım bitirme projeleri vardı bunlardan bir tanesi marka dersi için yapmış olduğum Apple’dı. Dün sunumunu gerçekleştirdiğim proje benim açımdan çok verimli geçtiğini söyleyebilirim aynı zamanda anlatırkende büyük keyif aldım. Çünkü teknoloji benim alanım. :)
Apple’ın ürünlerini kullanmak bir iPhone, iPad sahibi olmak kadar Apple’ı anlatmak da heyecan verici farklı bir deneyimdi benim için. Öyle ki Apple’ı Apple yapan temel yapı taşlarını öğrendiğim bu projede insanların neden bu markayı tercih ettiğini, eksiklikleri olduğunu bile bile neden bu markadan vazgeçemediklerini, her yeni bir üründe metrelerce uzunlukta müşteri kuyruğu oluşturan Apple’ın gerçekten dünyada bir inovasyon devi olduğunun net bir göstergesi. DEVAMINI OKU »
Cep telefonunuzu değiştirecek olsanız yeni telefonunuzun hangi marka olmasını tercih edersiniz? Araştırma firması Gfk‘nin son raporuna göre iPhone kullanıcılarının %84‘ü bu soruya “iPhone” yanıtını veriyorlar.
9 farklı ülkeden yaklaşık 4500 kişinin katıldığı araştırmada elde edilen sonuçlara göre diğer markaları kullanan tüketiciler için bu oran çok daha düşük. Örneğin Google’ın işletim sistemi Android’e sahip telefonları tercih eden kullanıcıların bir sonraki telefonlarında aynı işletim sistemini görmek istediğini söyleyenlerin oranı %60‘lar seviyesinde. BlackBerry’de ise oran daha da düşük. Bir sonraki telefonunun da BlackBerry olmasını isteyen kullanıcıların oranı %48‘de kalıyor.
Müşteri memnuniyeti bu sonuçların ortaya çıkmasında önemli bir etmen ama tüketicilerin farklı bir telefona geçmelerine engel olan önemli bir neden daha var… DEVAMINI OKU »
İlk tabletini piyasaya sürmeye hazırlanan Sony; çok geniş uygulama yelpazesine ve PlayStation® sertifikasına sahip olan bu ürünüyle çok konuşulacağa benziyor. Tableti Türkiye’de 1 Ekim’de satışa sunacak olan Sony, “İlk Sony Tablet Kimin?” yarışmasıyla çıkış tarihinden önce tablet tutkunlarına bu muhteşem tabletin sahibi olma şansı veriyor!
NFC, kelime olarak Near Field Communication ifadesinin kısatılmışıdır. Türkçeye Yakın Saha İletişimi olarak çevrilmekle birlikte tüm dünyada olduğu gibi bizde de İngilizce okunuşu ile NFC ifadesi kullanılmakta.
Peki NFC nedir?
NFC, Nokia, Sony ve NXP’nin 2004 yılında bir araya gelerek oluşturduğu bir temassız iletişim standartıdır. (NXP, Philips’in ve bu konularda çalışan birimlerini ayırarak oluşturduğu Avusturya ve Hollanda’da yerleşik bir firmadır) Sony ise, bilinen yüzüyle dev bir tüketici elektroniği firması olması yanında temassız çip ve işletim sistemi konusunda uzakdoğu’da oldukça etkin konumda bir teknoloji firmasıdır. Amerika ve Avrupa’da pazar bulamamış olsa da Sony’nin FeliCa isimli çipi, ulaşım ve benzeri alanlarda temassız kartlarda (ve diğer form faktorlerde) uzakdoğu’da yoğun bir kullanıma sahiptir. DEVAMINI OKU »
Bilgisayar kelimesi henüz lügatlara girmemişti bile.Daha yeni yeni lügatlardaki kalıcı yerini hazırlarken piyasaya çıkışının ilk zamanlarıydı bu fotoğraflar . Nasıl harddisksiz ya da işlemcisiz bir bilgisayardan bilgisayar olamassa bizim bir parçamız olan ve onlarsız tek günümüzün geçmediği bu makinaların tarihi serüvenine şahit olacaksınız.
Merhabalar arkadaşlar bugün erken saatlerde face de dolaşırken Serdar Kuzuloğlu’nun bir paylaşımına rastladım.Şimdiye kadar kalemi olan dokunmatik cihazlara alışığız, senelerdir var hatta son zamanlarda Samsung un dokunmatik cihazları pazar payının ciddi bir bölümünü oluşturduğunu biliyoruz ancak bu videoda izleyeceğiniz teknoloji sanırım hepsini geride bırakacak gibi.
Evet değerli arkadaşlarım hayatımızın vazgeçilmezi haline gelmiş facebook,başlıktanda anlayacağımız üzere mail hizmetide verecek artık. Geçtiğimiz günlerde Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, yeni mail hizmetinin tanıtımını yaptı.Google ve Facebook uzun süredir çekişiyorlardı ve Facebook son hamlesi olan mail servisini hizmete sunucak.
Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, gerçekleştirdiği basın toplantısıyla Facebook Mail sistemini tanıttı.
DEVAMINI OKU »
Merhabalar arkadaşlar bugün favori sitelerim arasında dolaşırken ilgimi çeken ve sizlerinde ilgisini çekeceğinden şüphe duymayacağım bir konudan bahsetmek istiyorum. Turkcell,Vodafone,Avea dan sonra GSM platformuna geçen yakından tanıdığımız hatta evlerimizde, iş yerlerimizde bulunan sabit telefonlarımızın ve ülkemizin %90 kadarıyla internet ihtiyacını sağlayan TTNET den bahsedeceğim.
GSM şirketlerine artık TTNET’de dahil oluyor. 2009 yılında aldığı GSM lisansıyla Avea altyapısıyla 3G internet hizmeti sunan TTNET, artık kendi GSM hattına kavuşuyor. TTNET Mobil ismindeki yeni GSM hattı, kullanıcıların internet, televizyon ve mobil ihtiyaçlarını tek pakette karşılamak peşinde.
TV kısmının detaylı henüz tam olarak açıklanmadığı için ilk olarak “ikisi bir yerde” paketiyle internet ve mobil hizmeti sunacak olan TTNET, bu iki servisin ücretini tek bir faturada birleştirecek. Bu sayede ADSL, konuşma, mesajlaşma, 3G internet hepsi tek bir faturadan ödenebilecek.
TTNET Mobil’in alan kodu ise 501. Önümüzdeki günlerde 0501 koduyla telefonunuz çalarsa bilin ki TTNET Mobil müşterisi tarafından aranıyorsunuz.
Merhabalar bugünkü yazımda ülkemizdeki internetin durumundan bahsedeceğim.Şu an ülkemizde sayısı 30 milyonun üzerinde internet kullanıcısı var Türkiye’de internet kullanıcılarının 3 tıklamasından 2′si yurtdışındaki veri merkezlerine akıyor. Yurtdışı trafiğe ödenen fatura yılda 2 milyar liraya kadar ulaşıyor.
Türkiye Facebook, MSN, Google, Twitter gibi internet servislerine her yıl önemli oranda trafik ücreti ödüyor. İnternet servis sağlayıcısı şirketler tıpkı GSM operatörlerinin yurtdışındaki telefon aramalarında ödediği ‘roaming’ benzeri ücreti müşterileri adına veriyor. Oysa Türkiye içinde bulunduğu bölgede önemli bir internet trafiği hizmeti sunup para kazanacakken, tersine giderek ödediği fatura kabarıyor. Üstelik Türkiye’de en popüler siteler olan MSN, Facebook gibi sitelerden tatmin edici Türkçe hizmet de alınamıyor. Ayrıca gelecekte doğacak bir siber savaşta yazışmaları sürekli takip eden ve sosyal istihbarat toplayan ülkelere kendi elimizle bilgi aktarmış oluyoruz. Türkiye sadece yurtdışına da para ödemiyor. Türk şirketleri de sitelerini yurtdışında tutuyor. Bu yüzden milyonlarca euroluk trafik ödemesi de oraya gidiyor. Fatura ödememizin nedeni Türkiye’de dev şirketleri getirecek büyüklükte hizmet standardı olan bir veri merkezi yatırımının olmaması. Türkiye eğer İnternette Değişim Noktası (İnternet Exchange Point) olursa, fatura ödemek yerine sahip olduğu fiber optik ağdan daha fazla katma değer kazanarak gelir elde edebilir. Ancak bugün koşullar tam tersi olduğu için yerli içerik ve hizmet sağlayıcılar yurtdışında. Türkiye’de barındırma ve genişbant için ödenen ücret yüksek olunca firmalar doğal olarak yurtdışından hizmet alıyor. Sadece mynet kendi veri merkezinde iş yapan internet şirketi olarak göze çarpıyor. DEVAMINI OKU »






